CUMHURİYETİMİZ 95.YAŞINDA

CUMHURİYETİMİZ 95.YAŞINDA

Cumhuriyet, ulusun egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bu tercihini hür iradesi ile seçtiği, parlamento vasıtası ile kullandığı bir devlet şeklidir.
Söz millete aittir ,cumhuriyeti korumak, kollamak ve yaşatmak her vatandaşın görevidir.

  1. yılını idrak ettiğimiz Türkiye cumhuriyeti devletinin mayası , milli mücadele ruhunu taşıyan ve kendini bu aziz vatanın bir ferdi olarak gören bila istisna bütün insanlarımızı kapsar.
    Bu milli mücadele ruhu ile Amasya Tamimi ve Erzurum kongresine müteakiben Gazi Mustafa Kemal 1919 da Samsun’a çıkarak milli mücadele çalışmalarını başlatmıştır.
    Milli mücadele, toplumun her bireyinin dil, din, ırk ve yaş gözetmeksizin kadını erkeği ile doğduğu ve 1000 yıldan beri yurt edindiği vatan topraklarını müdafaa etmesinin adıdır.
    Milli mücadele ibadettir,milli mücadele atamıza, ceddimize karşı bir görev ve ahde vefadır.
    Efesi, dadaşı , seymeni ile verilen mücadele sonucu, vatan toprakları düşmandan temizlenmiş , Lozan’ı müteakip 29 Ekim 1923’te cumhuriyet ilan edilmiştir.
    Cumhuriyet yönetimi halkın yönetimidir.
    Büyük Atatürk’ün ifade ettiği gibi “demokrasi prensibinin en asli ve mantıki tatbikini temin eden hükümet şekli cumhuriyettir” Bu vesile ,Türkiye Cumhuriyeti anayasalarının (1924-1961-1982 ) tamamında ,cumhuriyet devlet şekli olarak görülmüştür. Cumhuriyetin birinci ögesi , “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesidir”.
    Başlı başına bu ilke , demokrasi demektir, bundan dolayı cumhuriyetin ,çok partili siyasi hayatı ve demokrasiyi gerçekleştirmesi, hem bir zorunluluk hem de cumhuriyetin milletimize karşı bir taahhüdü idi.
    Yaratılışı gereği tutsak olmayı kendine layık görememiş bir neslin temsilcileri olarak, layık olduğumuz ve de benimsiyebileceğimiz bir yönetim tarzı şekli ile Cumhuriyet rejiminin , Türk ırkına en münasip yakışacak ve sahiplenilebilecek bir değer olduğu tarihin sayfalarında kalıcı olarak yerini almıştır.
    Uzun bir savaş sonrası (1.Dünya savaşı) vatan bir çok değerini kaybetmiş, kıymetli vatan evlatları şehit düşmüş ,bu vesileyle Tıbbiye, mühendislik ve diğer yüksek okullar boşalmış , zanaatkarlar,çiftçiler ve esnaf savaşta ölmüştü, bu büyük bir yıkım ve hüsrandı.
    Böylesine uzun bir savaşta kaybedilenlerin yanında , kazanılan ise milli bir bilinç ve milli mücadele ruhunun oluşması idi, ayrıca uzun bir savaşa karşı ordularımız da dayanıklılık gücünü elde etmiş oldular.
    Savaş sonrası yapılan Mondros mütarekesi sonucu İngilizlerin keyfi iradesi ile vatan işgal edilmiş, diğer işgalci devletler de bundan nasiplenerek, Yunanlılar İngilizlerin desteğiyle Ege’de işgallere başlamış, bu noktada işgal kuvvetlerine karşı ilk direniş yine bu bölgede ve bilahare vatan sathında oluşmuştur.
    İşte böyle bir ortamda direnişçilerin, milli bilinç içerisindeki birlikteliği ve milli mücadele ruhu, bir lideri ,düşmana karşı ülkesini savunacak bir vatan evladını ortaya çıkarmıştır.
    “İşte Mustafa Kemal Paşa budur.”
    23 Nisan 1920 de Ankara’da vatanı işgal eden düşmanlara karşı direnişi sürdüren, kurtuluş savaşını yürüten Mustafa kemal önderliğinde bir meclis kuruldu ,işte 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet rejiminin ilk provası ve tatbiki bu meclis ve onun hükümeti idi. 1921 Anayasası bu mecliste kabul edildi. Henüz 1876 anayasası yürürlükten kaldırılmadığı için bu anayasa 24 maddeden oluşan en kısa ve özlü bir anayasa idi .Cumhuriyete geçişimizi sağlayan bu anayasa da dahi, egemenlik kayıtsız şartsız milletindi ancak güçler birliği ilkesi hakimdi, yasama-yürütme-yargı TBMM’ne aitti, hükümetin doğal başkanı meclisin de başkanı idi ve hükümet meclisçe denetleniyordu .Bu anayasa olağanüstü dönemin ihtiyaçlarına göre hazırlanmıştı. Koşulların değişmesi ve cumhuriyetin ilanı ile yeni bir anayasa hazırlanmış ve Anayasa’da da Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu ilkesi kabul edilmiştir
    Kısaca; halkın kendi kendini idare etmesi olarak tanımlanan cumhuriyet rejimi, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan , onlardan esirlik ,soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur. Cumhuriyet, demokrasidir, meşru olan her fikir rahatça paylaşılabilir.
    Cumhuriyet fazilettir, kimsesizlerin kimsesidir…

Sadullah Fatih KAVALOĞLU
ADFED Kurucu Genel Başkanı

YAŞASIN BÜYÜK TÜRK MİLLETİ
YAŞASIN BÜYÜK TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ADFED Adnan Menderes Dernekler Federasyonu.